Bırakmak
Hindistan’da Gujarat Bölgesindeki
Shiva Tapınağı’ndaydık. Shiva, Hintlilerin ölüm tanrısıdır. Burada
kastedilen sadece bedensel ölüm değildir. Shiva öldürerek değiştirir.
Eski ölmeden yeni doğamaz.
Ellerindekini sunağa bıraktı.
Yanan mumları yerden aldı. O anda davullar çalmaya başladı. İçerinin
hafif karanlığında rahip elindeki mumlarla çılgınca dans etmeye başladı.
Müzik gittikçe güçleniyordu. Bu müzikte bir gariplik vardı. Daha önce
duyduğum hiçbir şeye benzemiyordu. Sadece çığlık çığlığa ağlamak
istediğimi hatırlıyorum. İçerden bir el sanki gırtlağımı sıkıyordu.
Bu korkunç ızdırap hiç bitmeyecek gibiydi. Müzik bir ton daha arttığında,
bir an için kendimi kaybettiğimi hatırlıyorum. “Bırak!” Kendi karanlığımdan
çıkan ilk ses buydu. “Bırak” Sonra
müzik bir anda kesildi.
“Tıpkı hayat gibi”
diye düşündüm. Bizi kendine nasıl da alıştırmıştı. Öyle güçlü ve
sürekliydi ki asla bitmeyeceğini sanıyorduk. İşte, bir anda etrafa dipsiz
bir sessizlik çökmüştü. En beklemediğimiz anda. Tek kelimeyle şok
ediciydi.
Hayatıma baktım. Kafamın
içinde milyonlarca düşünce vardı. Çok meşguldüm. Nasıl da koşturuyordum.
Bazı şeylere nasıl da sıkı sıkıya tutunmuştum. Kendimi ne kadar da güçlü
ve önemli hissediyordum. Fikirlerimi karşımdakine kabul ettirmek; hatta ona
üstün gelmek nasıl da önemliydi. Sonra bir anda bitiveriyordu işte. En
beklemediğim anda.
“Bırak!”
Milyonlarca cümle tek bir
kelime karşısında erimişti.
“Bırak!”
O tapınakta çok şey bıraktım.
Kendi mantramı bulmuştum:
“Madde
ve canlılarla, aşk ve nefret ilişkin bittiğinde, özgür kalacaksın.
Yargıların
bittiğinde,
Yargılayan
olmadığını, olamayacağını anladığında,
Kendi
fikirlerini karşındakine zorla kabul ettirdiğini fark ettiğinde, bundan
vazgeçtiğinde,
Karşındakinin
kendi hatalarını yapma özgürlüğü olduğunu kabul ettiğinde,
Onu,
her iki yüzüyle de kabul edebildiğinde,
Özgür
kalacaksın."
Hem bedenimi hem ruhumu
esnetmesi için yogaya dört elle sarıldım. Bedenimi daha çok açılması için
zorlamayı bıraktım. Her şeyin bir zamanı olduğunu, onu beklemem, asla
vazgeçmemem gerektiğini öğrendim. Düzen ve sürekliliğin çok şey değiştirdiğini
anladım.