Yoga
Neyi Anlatır?
Yaşam
nefesle başlar.
Nefesinizi
hiç dinlediniz mi? Uyurken veya sinirli bir şekilde tartışırken veya gülerken
nefesiniz nasıl değişiyor? Hiç normal bir günde 1dakikada aldığınız
nefesinizi saydınız mı? Sağlıklı bir kişide bu nefes 13-15 arasında
olmalı. Bunun üstündeyse sizin için alarm çanları çalmaya başlamıştır
diyebiliriz.
Hızlı
solunum yapan bir kişinin stres seviyesinin oldukça yüksek, kaslarının çoğunun
kasılmış olduğunu ve sindirim problemleri yaşadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yüksek stres yükü yoga gibi bir teknikle boşaltılmadığında en hassas
sistem, organ veya doku bundan zarar görür. Bunun en belirgin örneği de ağrıyan
veya sertleşen kaslardır.
Hızlı
nefes alan erken yaşlanır ve erken ölür. Tavşan ve kaplumbağa örneğinde
olduğu gibi. Hızlı nefes alan tavşan yavaş hareket eden kaplumbağadan daha
erken ölür.
Yaşam
nefesinizi baskılamadan kontrol altında tutabilirseniz daha sağlıklı bir
bedene, sisteme, sindirime ve zihne sahip olursunuz. Nefes alış verişleriniz
sindirim sistemini direk etkilerler. Sık ve yanlış nefes almak sindirim
sistemini dağıtır. Bunun sonucunda gıdalar ya aşırı yanma sonucunda bağırsak
kanalından geçerek atılırlar (ishal gibi) yada yeterince
sindirilmediklerinden bağırsak kanalını tıkarlar (kabızlık gibi).
Tıkanmalar
sonucunda kişi bir sonraki sindirimden yeterince faydalanamaz. Bu aşamadan
sonra yenilen her şey bu tortuların üzerinde birikir. Bünye gıdalardan yeterince faydalanamadığından daha
çok yeme ihtiyacı içine girer bu yüzden kişi giderek daha fazla yemeğe,
dolayısıyla kilo almaya başlar; hatta kronik kabızlık sorunu çekmeye başlayabilir.
Kişi
genelde kabızlık sorunu çektiğinin farkında olmayabilir. Her gün bir kere
ve günün herhangi bir saatinde tuvalete gitmeyi normal sanır; oysa kabızlık
sorunu çekmeyen bir kişi en geç kahvaltı yaptıktan sonra ilk boşaltımını
yapmalıdır. Gün ortasında veya sonunda da ikinci boşaltımını yapabilir. Kabızlık başta, baş ağrısı
olmak üzere, uykusuzluk, kabus görme,
halsizlik, yorgunluk ve negatif düşünme eğilimi gibi pek çok rahatsızlığın
temel nedenidir.
Yaşam nefesini kontrol altına alan kişi yaşamını da kontrol altına almış olur. Doğru nefes alan kişi pozitif düşünür. Pozitif düşünen kişinin yaşamı da pozitif olur. Yaşamı pozitif olan kişinin kaderi de pozitif olur. Sürekli olumsuz şartlanmalar veya düşüncelerle hareket eden kişinin hayatının sağlıklı, mutlu, rahat, zengin ve şanslı olmasına imkan yoktur. En azından maddi ve manevi açıdan zengin bile olsa, o bunları görüp sevinemeyecek ve başkalarını da mutlu edemeyecek kadar fakirdir. Aslında mutluluk bu tip şartlara bağlanamaz.
Yogaya
ilk başladığınızda bir hocanın rehberliğinden faydalanmanız gerekir çünkü
hoca doğru nefes alıp almadığınızı ve hareketleri yaparken nasıl nefes
almanız gerektiğini size öğretecek olan kişidir.
Hareketleri tamamen yapmanız gerekmez ilk ve tek dikkat etmeniz gereken
doğru nefes almayı öğrenmektir; gerisini vücudunuz kendiliğinden
halledecektir.
Vücudunuza
hiçbir zaman çok yüklenmeyin. Duruşlarda belli bir miktar acı hissetmeniz
gereklidir ama bu acı “tatlı acı” tabir ettiğimiz bir histir. Asla
kaslar yırtılacak kadar zorlanmamalıdır. Duruş sırasında vücutta titreme
olmamalıdır ve alın terlediğinde yoga o günlük bırakılmalıdır. Bu vücudun
yeterince yorulduğunu göstergesidir.
Yogaya
başlayan kişinin önce vücudunu tanıması, onu dinlemesi, uyarılarını
dikkate alması ve ona saygı duyması gerekir.
Vücutta
duruşlar sırasında acı hissedilmesi doğaldır; çünkü sıkışmış
kaslar sıkışmış stres yuvalarıdır. Stresin tekrar dışarı verilmesi bu
kasların açılması ile mümkündür. Derin ve uzun nefesler verilerek kasların
tekrar açılma yolculuğu başlar.
Acı
bize öğretir. Sadece acı sizi “anda” tutar. Yoga, aslında kişiye hayatının
ne kadar değerli ve önemli olduğunu hatırlatır. Yaşamda sadece anlar vardır.
Anda yani şimdi de durmak sayesinde zihin geçmişin ve geleceğin girdabında
sürüklenmekten kurtulur. Kişi kendini geçmiş pişmanlıkların esaretinden
kurtarır.
Şimdiyi
yaşamaya başlayan kişi geleceğin hayaller dünyasında yaşamaktan kurtulur
ve beklentilere endekslediği hayatının kontrolünü eline alır. Beklentinin
olduğu her yerde dipsiz bir acı vardır.
Yoganın
tek amacı kişiyi özgürleştirmektir. Kişi, zihnin kontrolünü eline aldığında,
birbirini kovalayan düşünceler girdabından kendini çekip çıkardığında
ve beklentilerinden arındığında özgür olur. Beklentiden arınmayı da kısaca
açıklayacak olursak kişi yapması gerekeni veya yapmak istediğini sadece görev
bilinciyle yaparsa gerçek özgürlüğe ulaşmış olur.
Yoga
sadece duruşlarıyla değil aynı zamanda felsefesiyle de büyük bir öğretidir
ve kapıları onu almak isteyen herkese açıktır.
Bu yazı onu okumaya hazır
olanlar için yazıldı. J
Evren Şener